Hayatı

Taptuk Emre ve Yunus Emre

Taptuk Emre ve Yunus Emre
Taptuk Emre ve Yunus Emre

Yunus Emre’nin Taptuk Emre Kapısına Gelişi ve Müridi Oluşu
Yunus çiftçilikle geçinen fakir biridir. Yaşadığı beldede bir kıtlık yaşanır. Daha da fakirleşen Yunus bir çok kerametlerini duyduğu Hacı Bektaş-ı Veli’den (k.s) yardım almak fikrine düşer. Sığırının üstüne bir miktar alıç (yabani elma) koyup dergaha gelir.

Piri ziyaret ederek, hediyesini verir ve bir miktar buğday ister. Hacı Bektaş-ı Veli (k.s) ona lutf ile muamele ederek bir kaç gün dergahta misafir eder. Yunus geri dönmek için acele eder. Dervişler Pir’e Yunus’un acelesini anlattırlar.

O da “Buğday mı ister yoksa erenler himmeti mi? diye haber gönderir. Gafil Yunus buğday ister. Bunu duyan Pir “isterse o alıçın her tanesine nefes edeyim” der. Yunus buğdayda ısrar eder. Hacı Bektaş-ı Veli üçüncü kez haber gönderip “isterse her çekirdek sayısınca himmet edeyim” der. Yunus yine buğday ister.

Buğdayı alıp, köye doğru yola koyulan Yunus’u yolda pişmanlık duygusu kaplar. Derhal geri dönerek kusurunu itiraf eder. Hacı Bektaş-ı Veli (k.s) onun kilidini Taptuk Emre’ye (k.s) verdiğini bu yüzden isterse ona gitmesini söyler.

Eli böğründe dönen Yunus yüzgeri gider Taptuk’un kapısına. Taptuk’a adeta kul olur. Yıllar yılı şeyhine odun taşır. Yıllar yılı ondan feyz alır. 0lgunlaşır ve pişer.

Yunus’un Şeyhine taşıdığı odunların içinde hiç eğrisi bulunmaması Taptuk’un gözünden kaçmaz. Sonra Yunus’a odunluktaki odunları gösterir: ​

“Ey Yunus der. Bakıyorum dağdan kestiğin odunların hepsi kuru, hepsi düz. Meraklandım. Acaba ormanda hiç eğri odun yok mu?”

Yunus gülümser ve cevaplar; ​
“Ormanda eğri odun var olmasına var amma Sizin dergahınızdan içeri odunun bile eğrisi giremez efendim.”

Daha öncesinde fırsatı kaçıran Yunus, o himmete nail olabilmek için tam kırk yıl Taptuk Emre dergahında hizmet eder. İşte bu Yunus’u asırlardır gönül sultanı yapan himmettir.

Taptuk’un Tapusunda
Kul olduk kapusunda
Yunus miskin çiğ idi
Pişdük elhamdülillah.

Taptuk eydür bu Yunus’a
Bu aşk Hakk’a irerse
Kamulardan ol yücedir.
Ben ana nice ireyim.

Baktuğum yüzde gördüm
Taptukum’un nurunu
Maksudum bugün bildim​
Niderem ben yarını.

Aşk sultanı Taptuk dürur
Yunus gedadır kapuda
Gedalar lütfeylemek
Kalde dürur Sultana.

Şeyh-ü Danişmend-ü Veli
Cumlesi birdir er yolu
Yunus dur dervişler kulu
Taptuk gibi serveri var.

Sorun Taptuklu Yunus’a
Bu dünyadan ne anladı.
Bu dünyanın kararı yok
Sen neyimiş ben neyimiş

Yine esirdi Yunus
Taptuk Yunus’u gözler.
Meğer anın gönlünden
Bir cür’a şerbet içti.

Yunus sen Taptuk’una kıl dualar
Dime kim nu kılam bu aşk elinden.

Taptuk diyem cümie dile
Ananmışam değme kula
Yunus dahi hod kim ola
Bu sözleri diyen benem.

Bu ve buna benzer pek çok dizede Yunus’un gönülden bağlı olduğu ve aşk ile söz ettiği şeyhi Taptuk Emre’dir.

Taptuk Emre, Türkistan taraflarından gelerek Nallıhan ilçesine bağlı Emrem Sultan Köyü’ne yerleşmiş Ulu bir kişidir. Doğum tarihi tam olarak bilinmemekle beraber kendisinin Selçuklu Devletinin son zamanları ile Osmanlıların ilk dönemlerinde (muhtemelen Osman Gazi dönemi) yaşamış olduğu bunun da tarih itibariyle miladi 1200 yılından sonralara rastladığı sanılmaktadır.

Taptuk Emre ve Yunus Emre

Yunus Emre’nin Hayatı

Bir Yorum Bırak